Bitkiler A
Yazar berkmr | 05.08.2007 | Kategori Bitkiler
->
Abdestbozanotu (pimpinella saxisfrage) : Gülgiller familyasından siyah ve yeşil boya çıkartılan bir bitkidir. nemli yerlerde yetişir. Boyu 70 santimetre civarındadır.Kökü akıcıdır.
Faydası : Mideyi kuvvetlendirir. Göğüs ağrılarına faydalıdır. Ateşi düşürür. Boğmaca, öksürük ve baş ağrılarını
keser. Vücuda dinçlik verir. Balgam ve ter söker. Burun kanamalarını keser. Bademcik şişlerini indirir. Mide
yanması ve bağırsak gazlarını giderir. Çıbanın olgunlaşmasına yardım eder.
Acıağaç (kuvasya ağacı) : Sedefotugiller familyasından ; 2-3 metre boyunda küçük bir bitkidir. İnce kabuklarının üzerinde sarı benekler vardır. Çiçekleri kırmızıdır. Sıcak ülkelerde yetişir. Bu ülkelerde acı ağaç kabuklarından yapılan kaplardan su içenlerin kuvvetleneceğine inanılır. Hekimlikte ; kökü, kabuğu ve odunu kullanılır. Etkili maddesi “Quassine”dir. Çok acı bir tadı vardır..
Faydası : İştahı açar, hazmı kolaylaştırır. Ateşi düşürür. Tükürük ifrazatını arttırır. Mide, bağırsak, karaciğer ve
böbreklerin çalışmasını düzenler. Böbrek sancılarını keser, taşların düşürülmesine yardımcı olur. Bağırsak
kurtlarını döker. Kanamaları durdurur. Haşarat kaçırıcı olarak da kullanılır. Fazla kullanılacak olursa; baş
dönmesi, mide bulantısı ve kusma yapar.
Acıbakla (termiye) : Baklagillerden; otsu bir bitkidir. Acı taneleri kullanılır.
Faydası : Besleyicidir. İdrar söktürür ve idrar yollarını temizler. Böbrek iltihabını giderir. Böbrek taş ve
kumlarının düşürülmesine yardımcı olur. Baş ağrılarını dindidir. Romatizma, lumbago ve siyatik ağrılarını keser.
Albümin miktarını düşürür. Vücutta biriken tuzu atar.
Acıçiğdem (güzçiğdemi) : Zambakgillerden; sonbahar aylarında çiçek açan, mor renkli, zehirli bir bitkidir.
Rutubetli yerlerde yetişir. Hekimlikte haricen kullanılır.
Faydası : Romatizma ve nikris tedavisinde kullanılır. Ancak zehirli olduğundan dikkatli olmak gerekir.
Adaçayı (salvia officinalis) : Ballıbabagillerden; özellikle Akdeniz bölgesinde yetişen ıtırlı bir bitkidir.
Menekşeye benzeyen çiçekleri haziran, temmuz aylarında açar. Yaprakları uzun, kenarları tırtıllı, beyazımsı yeşil
renktedir. Hafif kafuru kokusu vardır. Çiçek açtığı zaman toplanıp, kurutulur.
Faydası : Mide va bağırsak gazlarını giderir. Mide bulantısını keser. Hazım sisteminin düzenli çalışmasını
sağlar. Boğaz, bademcik ve dişeti iltihaplarını giderir. Göğsü yumuşatır. Astımdaki sıkıntıları geçirir. İdrar ve ter
söktürür. Banyo suyuna katılıp yıkanılırsa; zindelik verir. Günde, 3 kahve fincanından fazla içilmemelidir.
Adamotu (köpekotu) : Patlıcangillerden; geniş yapraklı, fena kokulu bir bitkidir. Kökü, insan şeklini andırır.
Bilhassa Antalya çevresinde yetişir. İçeriğinde “Hyoscyamine”, “Hyoseine” ve “Atropine” vardır.
Faydası : Şehvet artırıcıdır.
Adasoğanı (scille) : Zambakgillerden, bir çeşit bitkidir. Yaprakları uzun şerit şeklindedir. Çiçekleri; yeşil ve
beyaz damarlıdır. 2 kilogram kadar olan soğan kısmı, yapraklarının altındadır. Acı ve zehirlidir. 7,5 gram
adasoğanı öldürebilir. İçeriğinde “Scillarena glikozidi” vardır. Tazeyken kullanılmaz. Aksi halde zehirlenme ve
kusmalara yol açar. Soğanın etli olan orta kısmı dilimlenerek kurutulur. Sonra dövülüp toz haline getirilir. Ev
ilaçlarında çok dikkatli kullanılması gerekir.
Faydası : İdrar söktürür. Kalp hastalarında vücuda biriken suyu boşaltır. Azotemi’yi azaltır. Böbrek hastalarının
kullanmaması gerekir. Uzun süre kullanılacak olursa “Albüminüri” yapar.
Ağaçkavunu (utruç) : Turunçgillerden; yaprakları mavimsi pembe bir ağaçtır. Meyvesi; buruşuk kabuklu iri
limona benzer.
Faydası : Ferahlatıcı, serinletici ve kabızlık gidericidir.
Ahlat (yaban armudu) : Gülgillerden; kendi kendine yetişen ve üzerine armut aşılanan bir ağaçtır. Yemişi iyice
olgunlaştıktan sonra yenir.
Faydası : Meyveleri, ishal keser. Zehirli hayvan sokmalarında da filizleri dövülüp, konur.
Ahududu (ağaççileği) : Gülgillerden; böğürtlen gibi çalı halinde, dikenli bir bitkidir. Kümeler halindedir.
Kendiliğinden yetişir. Meyvesi duta benzer. Sarımtırak kırmızı portakal renginde, sulu ve güzel kokuludur.
Meyvesi toplanıp, kurutulur. Reçel, şurup ve likör yapılır. Meyve olarak da yenir.
Faydası : Kanı temizler, vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Terletir ve idrar söktürür. Kabızlığı
giderir. Vücuda dinçlik verir. Romatizma, mafsal kireçlenmesi, nikris, boğaz, bademcik ve göz iltihaplarında
kullanılır. Kansızlık ve veremde çok iyi bir gıdadır. Ateş’i düşürür. Üre ve şeker hastalarına da faydalıdır. Mide
ülseri olanların kullanmamaları gerekir.
Akasya (salkımağacı) : Baklagillerden; bir çeşit süs ve gölge ağacıdır. Salkım çiçekli ve küçük yapraklıdır.
Çiçekleri güzel kokar. Çiçekleri kullanılır.
Faydası : Nefes darlığını giderir. Astımın şikayetlerini giderir.
Akdiken (geyikdikeni) : Cehrigiller familyasından; 3-5 metre boyunda bir bitkidir. Meyveleri; siyah ve etkilidir.
Hekimlikte; meyvelerinden yapılan şurup “Sirop de Nerprun” kullanılır. Ev ilaçlarında; kök ve kabuklarından
yararlanılır.
Faydası : 20 tane meyve yenecek olursa, şiddetli müshil tesiri gösterir ve kabızlığı giderir. Kaşıntıları da keser.
Ancak, belirtilen miktardan fazla kullanılmamalıdır. Aksi halde, şiddetli karın ağrılarına sebep olur.
Akhuşağacı (kayınağacı) : Kayıngillerden; nemli topraklarda yetişen bir ağaçtır. Meyveleri küçüktür. Yaprakları
ilkbahar aylarında toplanıp kurutulur.
Faydası : İdrar söktürür. Vücutta biriken suyu boşaltır. Böbreklerin düzenli çalışmasını sağlar. Şişmanlamayı
önler. Romatizma ağrılarını dinlendirir. Ayak kokularını keser. Saçları gürleştirir, kepekleri yok eder. Cilt
hastalıklarını tedavi eder. Kalp kifayetsizliğinin sebep olduğu idrar tutukluğunu giderir. Vücutta biriken tuzu
atar. Üremi ve albüminde faydalıdır.
Alıç (ekşimuşmula) : Gülgillerden; kırlarda yabani olarak yetişen bir ağaçtır. Meyveleri; küçük muşmulaya
benzer, kırmızı renklidir. Tadı mayhoştur. Hekimlikte meyvesi kullanılır.
Faydası : Asabi çarpıntıları giderir. Sinir bozukluğunu geçirir. Yüksek tansiyonu düşürür. Aritmide kullanılır.
Uykusuzluğu giderir. Kalbi kuvvetlendirir. Damar sertliği ve göğüs nezlesinde faydalıdır.
Altınbaşakotu (solidago officinalis) : İdrar tutukluğu, albümin, nefrit, üremi ve sistit tedavisinde kullanılan bir
çeşit bitkidir.
Faydası : Asabi çarpıntıları giderir. Sinir bozukluğunu geçirir. Yüksek tansiyonu düşürür. Aritmide kullanılır.
Uykusuzluğu giderir. Kalbi kuvvetlendirir. Damar sertliği ve göğüs nezlesinde faydalıdır.
Altınkökü (ipeka) : Güney Amerika’da yetişen bir bitkidir.
Faydası : Az miktarda kullanıldığı takdirde tatlandırıcıdır. Yüksek dozlarda kullanılırsa kusturur, ishal yapar.
Müzmin bronşitte ifrazatı artırır.
Amberkabuğu (croton elutheria) : Antil adalarında yetişen “liquidamber/sığla ağacı” denilen ağacın
kabuğudur. Kabukların dışı kahverengiye yakın gri; içi ise sarıdır. Yandığı zaman hoş bir koku verir.
Faydası : Dizanteri ve ishali keser. Hazım bozukluklarını giderir. Kansızlıkta faydalıdır. Anne sütünü artırır.
Amberbaris (kadıntuzluğu) : Yabani, çalı şeklinde, sarı çiçekli bir ağaçtır. Kökü acıdır. Yaprakları ve yemişi
tatlıdır. Seyrek ormanlarda bulunur. Boyu 2-3 metre arasındadır. Meyvelerinde bol miktarda C vitamini vardır.
Meyveleri, kabukları ve kökü kullanılır.
Faydası : Karaciğer ve safra kesesi hastalıklarını iyileştirir. Ateşi düşürür. Hazım bozukluklarını giderir.
Bağırsak iltihaplarını tedavi eder. Öksürüğü keser. Mideyi kuvvetlendirir. İştah açar. Ağız yaralarını iyileştirir.
Kan dolaşımını düzenler. Yüksek tansiyonu düşürür. Siyatik, romatizma ve eklem ağrılarını giderir.
Anason (anis) : Vatanı Asya’dır. Maydanozgillerden; yarım metre kadar yükseklikte bir bitkidir. Yaprakları
yuvarlak ve böbrek şeklindedir. Çiçekleri beyazdır; meyveleri küçüktür. Meyvelerinde “Anethol” vardır. Kokucu
ve yakıcı lezzettedir. Temmuz ve ağustos aylarında toplanır.
Faydası : Hazmı kolaylaştırır. İştahsızlığı ve yemeklere karşı duyulan tiksintiyi giderir. Mide ve bağırsak
gazlarını söktürür. İdrarı artırır. Kusmaları ve ishali keser. Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını sağlar. Ancak,
aybaşı kanamaları ve hamilelik döneminde kullanılmaz. Anne sütünü artırır. Sinirleri yatıştırır. Migren ağrılarını
keser. Beyin yorgunluğunu giderir. Uyku verir. Kalbi kuvvetlendirir. Kan dolaşımının düzenli olmasını sağlar.
Cinsel arzuları kamçılar. Astım, nefes darlığı ve bronşitte görülen şikayetleri giderir. Öksürüğü keser. Yaşlılarda
meme sarkmasını önler. Fazla miktarda kullanıldığı zaman uyuşukluk verir.
Andızotu (atgözü) : Bileşikgillerden; nemli yerlerde yetişen, 1 metre kadar sapı olan, bir çeşit ottur. Yaprakları
büyük, yumuşak ve yuvarlaktır. Çiçekleri sarı renkte olup, acı ve kokuludur. Kökü kalındır. Meyveleri küçük
fıstık kozalağına benzer.
Faydası : Mideyi kuvvetlendirir. Balgam söker. Mikropları öldürür. Vücutta biriken tuzu atar. Üremi, nefrit,
sistit, idrar yolları hastalıkarında faydalıdır. Nefes darlığını giderir. Karaciğer hastalıklarını tedavi eder.
Kaşıntıları keser. Fazla kullanıldığı zaman mide bulantısı yapar.
Antep fıstığı (şam fıstığı) : Antepfıstığıgiller familyasındandır; Gaziantep havalisinde yetiştirilen, 5-10 metre
yüksekliğinde bir ağaç ve bunun meyvesidir. İçeriğinde sabit yağ, sakkaroz ve proteinli maddeler vardır.
Faydası : Vücudun gelişmesini sağlar. Bedeni ve zihni gücü arttırır. Cinsel istekleri kamçılar. Böbrek ve safra
kesesi ağrılarını hafifletir. Göğsü yumuşatır, öksürük söktürür.
Ararot (maranta nişastası) : Sıcak iklimlerde yetişen “Maranta” adlı kamıştan veya ona benzer başka bitkilerin
köklerinden çıkarılan beyaz bir tozdur. Nişastadan daha incedir. Kokusu ve tadı yoktur.
Faydası : Çocuk maması yapmakta kullanılır. Süt çocuklarına ve nekahat dönemi hastalarına verilir.
Hastalıklardan sonra görülen halsizlikleri giderir.
Ardıç (ephel) : Kozalaklılardan 2-5 metre boyunda bir ağaçtır. Yaprakları ince, uzun, sivri ve güzel kokuludur.
Meyveleri; siyah, parlak kozalak şeklindedir. Bunlara ardıç tohumu da denilir. Kasım ve aralık aylarında
toplanıp kurutulur. Bir çok türü vardır.
Faydası : Kandaki şeker miktarını düşürür. Pankreasın normal çalışmasını sağlar. Nekahat devresinin çabuk
atlatılmasında yardımcı olur. Vücuda dinçlik verir. Böbrekleri, mesaneyi ve idrar yollarını temizler. Ter ve idrar
söktürür. Vücutta biriken suyu boşaltır. Soğuk algınlığı, romatizma, damar sertliği ve nikriste de faydalıdır.
Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser. Aybaşı ağrılarını dindirir. Böbreklerinde iltihap olanlar kullanamaz.
Tavsiye edilen miktarı da aşmamalıdır.
Ardıçkatranı ağacı (katran ardıcı) : 1 metre kadar yükseklikte; yuvarlak kırmızı meyveleri olan bir ağaçtır.
Meyveleri ardıç meyvelerinden daha büyüktür. Odunun kapalı ocaklarda yakılmasından (Kuru distilasyon)
ardıçkatranı denilen bir madde çıkarılır.
Faydası : Kadyağı; ergenlik, egzama, saçkıran, kellik ( saç dökülmesi ), uyuz ve sedef hastalığında kullanılır.
Armut (pirus communis) : Gülgillerden; çiçekleri beyaz bir ağacın meyvesidir. Armut; suluca yumuşak tatlı ve
küçük çekirdeklidir. Rengi sarı ile yeşil arasında değişir. Ankara, Mustabey, Çengel, Kumla, Bey olmak üzere
birçok çeşidi vardır.
Faydası : Böbreklerin düzenli çalışmasını sağlar. İdrarı bollaştırır. Böbrek kum ve taşlarının dökülmesine
yardım eder. Yüksek tansiyonu düşürür. Kanı temizler bütün salgı bezlerinin normal çalışmasını sağlar.
Kansızlığı giderir, kabızlığı önler. Sinirleri yatıştırır. Zihni yorgunluğu giderir. Susuzluğu keser. Tükürük
ifrazatını artırır. Hamilelerin kusmalarını azaltır. Hazımsızlığı giderir. Mafsal kireçlenmesi, nikris ve
romatizmada faydalıdır. Şeker hastaları da yiyebilir. Midesi zayıf olanların kompostosunu içmeleri tavsiye edilir.
Yemeklerden önce yenecek olursa daha faydalı olur.
Arpa (hordeum vulgare) : Buğdaygillerden; taneleri ekmek ve bira yapmakta kullanılan bir bitkidir. Hayvan
yemi olarak da verilir. Nişastası boldur. Kavrulup kahveye de karıştırılır.
Faydası : İdrar söktürür. Mesane ve idrar yollarındaki iltihapları temizler. Böbrek ve kum taşlarının dökülmesine
yardım eder. Prostat büyümesini önler. Asabi kusmaları durdurur. Boğaz ve yarımbaş ağrılarını dindirir. Dil
iltihaplarını giderir. Temriye ve mayasılda haricen kullanılır.
Aslanağzı (kurtağzı) : Aslanağzıgiller familyasından; türlü renkte, güzel bir bitkidir. Kokusuzdur. Daha ziyade
süs bitkisi olarak kullanılır.
Faydası : Balgam söktürür. Bronşit’te rahatlık verir.
Aslanyağı (leontopidium alpinium) : Bileşikgiller familyasından; Alp dağlarının yüksek tepelerindeki kireçli
topraklarda yetişen bir bitkidir. Çiçekleri yıldız şeklindedir. Ağustos ayında toplanıp kurutulur.
Faydası : Çocuklarda görülen ishalleri keser.
Aslandişi (karahindiba) : Bileşikgiller familyasından; yol kenarında, çayır ve hendeklerde yetişen bir çeşit
bitkidir. Yaprakları rozet şeklindedir. Çiçekleri sarıdır. Taze yaprakları salata olarak da yenilebilir. Kökünde;
Torexacin, levulin, inulin ve şeker vardır. Yaprakları ilkbahar; kökleri ise, sonbahar aylarında toplanıp,
kurutulur.
Faydası : İdrar söktürür. Mesane ve kalınbağırsak iltihaplarını giderir. Göğsü yumuşatır, öksürüğü keser.
Balgamlı ishalleri keser. Karaciğer şişkinliğini indirir. Böbrek ve safra taşlarını düşürür. Sarılıkta faydalıdır.
Anne sütünü artırır. Taze sürgünleri kırıldığı zaman akan sütü de dişleri temizler. Öğütülen kökü, kahveye
katılır.
Aslankuyruğu (yerpırasası) : Ballıbabagillerden; bir çeşit bitkidir.
Faydası : Ateşi düşürür ve terletir. Vücuda rahatlık verir.
Aslanpençesi (alchemila vulgaris) : Gülgillerden; çayırlarda, ormanlarda yetişen ve türlü çeşitleri olan bir
yabani bitkidir. 5-7 parçalı olan yaprakları büyüktür. Kökü geniştir. Çiçekleri; ufak yıldız şeklinde olup,
yeşilimtıraktır. Mart-Temmuz ayları arasında toplanıp, kurutulur.
Faydası : Ateş düşürür. Vücuda kuvvet verir. Yarımbaş ağrılarını keser. Anne sütünü artırır.
Asma (vitis) : Asmagiller familyasından tırmanıcı, uzun ömürlü, ağaçsı bir bitkidir. Mayıs-Haziran ayları
arasında çiçek açar. Gövdesi üzerindeki kabuklar zamanla esmerleşip şeritler halinde dökülür. Çiçekleri küçük,
yeşilimsi renktedir. Yapraklarının taban kısmı kalp şeklindedir. Kenarları dişli ve ucu sivridir. Üst yüzleri
tüysüz, alt yüzleri ise tüylüdür. Meyvelerine üzüm denir. Kuru veya yaş olarak yenir.
Faydası : Yaprakları ile yapılan ilaçlar kanamayı durdurur. Vücuda kuvvet verir. Sarılığı keser. İshali durdurur.
Atkestanesi (hindkestanesi) : Atkestanegiller familyasından; süs olarak yetiştirilen iri bir gölge ağacıdır. Nisan-
Temmuz aylarında çiçek açar. Meyveleri kestaneye benzer. İçinde nişasta, saponin ve yağ vardır.
Faydası : Kabuklarından yapılan ilaçlar ateşi düşürür. Vücuda kuvvet verir. Tohumları ise romatizma ve mafsal
ağrılarını giderir. Varis flebit ve basur memelerinin tedavisinde ve deri çatlaklarını gidermekte kullanılır.
Atkuyruğu (zemberekotu) : Atkuyruğugillerden; kök sapı ömürlü olan, nemli yerlerde yetişen bir bitkidir.
Faydası : İdrar tutukluğunu giderir. İdrarı artırır. Böbrek taşlarının düşürülmesinde yardımcı olur. İdrar
torbasındaki iltihabı giderir. Kan işemeyi keser. Albümin miktarını düşürür. Zatülcenp ve karaciğer
hastalıklarının tedavisinde kullanılır. Nikris ve romatizmanın şikayetlerini giderir. Tavsiye edilen miktardan
fazla kullanılmamalıdır.
Ayçiçeği (gündöndü): Bileşikgillerden; büyük çiçekli bir bitkidir. Çiçekleri tabak şeklindedir. Rengi sarıdır.
Tohumlarından yağ çıkarılır.
Faydası : Yağı, damar sertliğini giderir. Kurdeşen’in sebep olduğu kaşıntıları giderir. Esansı verem tedavisinde
kullanılır. Kolestrol miktarını düşürür. Cinsel arzuları kamçılar (afrodizyak etkisi ). Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Kalp, sinir
hastalıkları ve iktidarsızlığı önlediği için iktidarsızlık problemi için de kullanılabilir..
Ayıüzümü (itüzümü) : Fundagillerden; küçük taneler halinde kırmızı renkli yemişleri olan, tüylü bir bitkidir.1-3
metre yüksekliğindedir. Her mevsimde yaprakları vardır. Makilerde bulunur. Dalları kırmızımtırak
kahverengidir. Yaprakları şimşir yapraklarına benzer. İçinde Hydrochinone vardır. Sonbahar aylarında toplanıp
kurutulur. Çiçekleri pembe salkımlar halindedir. Ev ilaçlarında yaprakları kullanılır.
Faydası : Kuvvet verir. İshali keser. İdrar yollarını temizler. İdrar söktürür. Ateşi düşürür. İdrar yollarındaki
taşların düşmesine yardım eder. Prostat büyümesinden kaynaklanan şikayetleri giderir.
Aylandız (kokarağaç) : Sedefotugillerden; bir çeşit süs ağacıdır. Çiçekleri uzun salkım şeklindedir. Kokusu
keskindir. Meyveleri sonbaharda dökülmeden önce kızarır.
Faydası : Bağırsak solucanlarını düşürür.
Aynısefa (gecesefası) : Bileşikgillerden çiçekleri güzel, sarı renkli bir bitkidir.
Faydası : İdrar söktürür. Terletir. Aybaşı kanını söktürür ve aybaşı kanamalarının normal olmasını sağlar. İştah
arttırır. Nikris ve sıracada da faydalıdır.
Ayrıkotu (ayrıkkökü) : Buğdaygillerden yabani bir bitkidir. Sarımtırak beyaz renkteki kökü kullanılır. İlkbahar
ve sonbahar aylarında toplanıp, kurutulur. Mekkeayrığı denilen çeşidi de, ayrıkotunun özelliklerini taşır. Domuz
ayrığı ise, zararlıdır.
Faydası : İdrar söktürür. Böbrek ve mesane taşlarının düşürülmesinde yardımcı olur. Buralardaki iltihapları da
giderir. Albümini atar. Nefrit ve nikriste de faydalıdır.
Ayva (sefercel) : Gülgillerden çiçekleri iri ve pembe renkli; yapraklarının altı tüylü, orta yükseklikteki bir ağacın
meyvesidir. Ayva; limondan büyük, sarı renkte, tüylü, mayhoş, dokusu sertçe ve ufak çekirdekli bir meyvedir.
Vitamini boldur. Çiğ yenilmesi tavsiye edilmez. Komposto veya jöle yapılarak veya külde pişirildikten sonra
yenmesi uygundur.
Faydası : İshal ve dizanteriyi keser. Mide ve bağırsakları kuvvetlendirir. İnce bağırsak iltihabını giderir. Kanı
temizler. Karaciğer tembelliğini giderir. Safra akışını sağlar. Çarpıntıyı dindirir. Kadınlarda görülen beyaz
akıntıyı keser. Bronşit, müzmin öksürük ve veremde faydalıdır. Ağızdan su gelmesini ve kan kusmayı önler.
Vücudun gelişmesine yardım eder. Merhem yapılarak kullanıldığı takdirde; el ayak ve meme ucu çatlaklarını,
yüz ve boyun kırışıklıklarını giderir. Egzama kaşıntılarını ve basur memelerinin doğurduğu şikayetleri giderir.
Kabızlık çekenler ve tansiyonu yüksek olanlar yememelidir.
Ağız Kokusunun Önlenmesi
Yazar berkmr | 05.08.2007 | Kategori Ağız Kokusunun Önlenmesi
->
Ağız kokusunun sebebi ölü bakterilerin atık maddesi olan ve volatile sülfür adı verilen bir gazdır.Nefeste oluşan kötü koku büyük oranda ağız içi kaynaklıdır. Ağız içi bir infeksiyon, ilerlemiş bir dişeti hastalığı yada sadece ağız içinde birkaç saatten fazla kalmış gıda artıklarına yerleşen bakteriler kokuya sebep olurlar.
Kokuya sebep olan diğer sistemik problemler ise: Tonsilit, akciğer iltihabı, sinüzit, şeker hastalığı (aseton kokusu), mide bağırsak hastalıkları, böbrek yetmezliği (balıksı koku), karaciğer ve metabolizma bozukluklarıdır.
Ağız kokusunun öncelikle sebebi teşhis edilmeli ve buna göre tedavisi yapılmalıdır. Ağız içi kaynaklı kokularda yapılması gerekenler ise
* Tüm çürükler tedavi edilmeli
* Diş eti hastalığı tedavi edilmeli. Cepler ve diş taşları önlenmelidir
* Gömük ve yarı gömük 20 yaş dişleri çekilmelidir
Tüm bunların dışında Ağız kokusunu önlemek için
* Her öğünden sonra dişlerinizi 3 dk fırçalayınız ve günde bir kez diş ipi kullanınız.
* Diş fırçanızı kuru ve temiz bir yerde muhafaza ediniz ve kullandıktan sonra iyice yıkayınız.
* Dil çok girintili ve pütürlü yapısı sebebiyle bakterilerin rahatça yerleşip zor temizlenebileceği bir dokudur. Dişlerinizle birlikte dilin yüzeyinin ve özellikle arka kısmının fırçalanması kokuyu önlemek açısından önemlidir. Eğer fırça ile bu yüzeyi fırçalamaktan rahatsız oluyorsanız temiz bir plastik kaşık kullanarak dili kökünden ucuna kadar sıyırarak temizleyiniz.
Ayrıca dilinizi rahat ve düzgün bir şekilde temizleyebilmek için piyasada bulunan dil fırçaları ve dil kazıyıcıları size çok yardımcı olacaklardır.
* Nane şekeri,ağız spreyleri yada gargaralar ağız kokusunu önlemez sadece kısa bir süre (5-7 dk) önler
* Ağız kokusunu önlemek için %50 su ve %50 hidrojen peroksit’den hazırlayacağınız bir gargara olumlu etki yaratabilir.
* Gıda kaynaklı (sarımsak ,soğan,alkol vb) kokularda ise ertesi sabah aç karnına içilen bir bardak soğuk süt kokuyu belirgin miktarda azaltır.
Saç Dökülmesi Ve Saç Ekimi
Yazar berkmr | 05.08.2007 | Kategori Saç Dökülmesi Ve Saç Ekimi
Saç Ekimi
Ömrünü tamamlayan saç doğal olarak dökülecektir , saç dökülmesi herkeste bir ölçüye kadar normal sayılabilir.
Günde bir insanın ortalama saç kaybı yüz saç teli civarındadır.
Bunun Dışında stress ve deri hastalıkları nedeni ilede saç kaybı yaşabilir.Bazı ilaçlar da yan etki olarak saç dökülmesine sebep olabilmektedir.
Saç dökülmesi sebeplerinden birisi de halk arasında saç kıran olarak adlandırılan hastalıktır bu hastalık daha çok bölgesel saç dökülmesine sebep olur.Tedavisi mümkündür.
En yaygın görülen saç dökülmesi ise erkeklerde görülen saç dökülmesidir.Hormonlar ve genetik bu konuda en önde gelen tetikleyicilerdir.
Bütün bu durumlardan kişinin kontrolünde olmayan dökülme tipi budur.Bu durumda saç ekimi olarak tabir edilen yöntem tercih edilebilir.Fue ve Fut (şerit sistemi) olarak adlandırılan iki çeşit saç ekim yöntemi vardır.
Diş Bakımı Diş Sağlığı ve Diş Çürüğünden korunma
Yazar berkmr | 05.08.2007 | Kategori Diş Bakımı Diş Sağlığı
Sabah kahvaltısından sonra ve akşam yatmadan önce dişlerin fırçalanması
ve hergün diş ipliğinin düzenli kullanılması en etkili yoldur. Yiyecek artıkları
en çok dişlerin çiğneme yüzeylerindeki girintilerde ve dişlerin birbirine
değdiği ara yüzeylerde biriktiği için, diş fırçaları küçük başlı seçilmelidir.
Dişlerin iç yüzeyleri, dış yüzeyleri, çiğneyici yüzeyleri ve dilin üstü
fırçalanmalı ve ara yüzlerde diş ipliği kullanılmalıdır. Fırçalar, orta derecede
sert ya da yumuşak kıllı olmalı ve belirli aralıklarda değiştirilmelidirler. Fırça
kıllarının aşınmamış olması ve bakteri taşımayacak bir şekilde muhafaza
edilmesi gerekmektedir. Asla başkasının diş fırçası kullanılmamalıdır. Diş
fırçalama sırasında florürlü bir diş macunu kullanılarak, florürün diş
çürüğünü önlemedeki rolünden yararlanılmalıdır. Florürlü macunlara
yardımcı olarak aynı zamanda ağız kokusunu gidererek ferahlık ve temizlik
hissi veren florürlü gargaralar da kullanılabilir.
Şekerli yiyecekleri ana öğünlerde tüketmeye çalışmak ve yemek aralarında
birşey yememeye gayret etmek de diğer bir önlemdir.
Dişhekimine muntazam aralıklarla başvurmak bir çürüğü önlemek ya da
erken yakalamada en iyi yoldur. Ayrıca sıcak ve soğuğa duyarlı dişler ya da
ağrılı dişlerde veya tebeşirimsi renkte olan başlangıç çürükleri, kahverengi
renklemeler ve oyuklar gibi durumlarda vakit geçirilmeden hekime
başvurulması tedavinin şeklini değiştirecek ve zorluğunu azaltacaktır.
Çiçeklerin Dili
Yazar berkmr | 05.08.2007 | Kategori Çiçeklerin Dili
Çiçekler ve İfade ettikleri Anlamlar :
| Beyaz Gül Masumiyet | Ağlayan Gelin İsyan |
| Kırmızı Gül Aşk - Seni Seviyorum | Nilüfer Gelecek yenileme |
| Pembe Gül Gönlüm Sende | Beyaz Lale Saflık Temizlik |
| Sarı Gül Sıcak Sevgi | Kırmızı Lale Seni Seviyorum |
| Beyaz Karanfil Temizlik, Saflık | Pembe Lale Anlayış |
| Kırmızı Karanfil Sevgi | Sarı Lale Gerginlik |
| Pembe Karanfil İçtenlik - Unutmamak | Menekse Alçak Gönüllü |
| Sarı Karanfil Hüzün - Hayal Kırıklığı | Kamelya Magrur - Kusursuz |
| Anemon Gençlik | Lilyum Güven |
| Beyaz Glayör Dostluk | Frezya Suçsuzluk |
| Kırmızı Glayör İstek | Beyaz Krizantem Sadakat |
| Pembe Glayör Zerafet | Kırmızı Krizantem Sessiz İstek |
| Sarı Glayör Kıskançlık | Mor Krizantem Burukluk |
| Mor Glayör İnanç | Mersedes Gülü Melankoli |
| Orkide Mağrur, Gururlu , Güzel | Altın Kadeh Umut |
| Sterliçya Sıcak Sevgi | Fulya Unutma |
Renklere Göre Çiçeklerin Dili:
| Pembe Renk Şefkat | Altın Sarısı Sevinç, Bolluk , Zenginlik |
| Beyaz Renk Saflık Temizlik | Kırmızı Renk Aşk |
| Mavi Renk Yumuşak Huylu | Kahverengi Geçmiş |
| Yeşil Renk Ümit ve Istikbal | Siyah Renk Üzüntü - Güven |
| Mor Renk Dul | Gri Melankoli |
Hamilelikte Beslenme
Yazar berkmr | 05.08.2007 | Kategori Hamilelikte Beslenme
Dünyada her yıl doğan altı bebekten birinin 2 bin 500 gramın altında ve düşük doğum ağırlığıyla doğduğu ifade edilerek, bu oranın Türkiye’de yüzde 10-12 arası olduğu belirtildi. Düşük doğum ağırlığının en önemli nedenlerinden birinin hamilelikte görülen beslenme bozukluklarıdır ”Gebelik öncesi ve gebelik döneminde yetersiz ve dengesiz beslenme’, anne açısından doğum risklerini beraberinde getirirken, gebelik zehirlenmesi ve anne ölümlerine yol açar. Bebeklerde ise fiziksel ve zihinsel gelişim geriliğine, hastalıklara yakalanma riskinde önemli oranda artışa ve ölü doğuma zemin hazırlar”
-Normal zamanda yediklerinize ek olarak, her gün en az 2 su bardağı kadar süt veya yoğurt tüketin. Bu besinlerin yerine 2-3 kibrit kutusu kadar peynir veya 1-2 kaşık çökelek de tüketmeniz yararlı olacaktır.
-Çiğ süt ve bundan yapılan peynirler zararlı mikropları içerdiğinden pastörize süt ve bu sütlerden yapılan peynirleri tercih edin.
-Normal zamanda yediklerinize ek olarak, bir adet yumurta veya yumurta kadar et, tavuk, balık, bu besinler tüketilemiyorsa kuru baklagil yemekleri, mercimekli veya nohutlu çorbaların tüketilmesine özen gösterin.
-Vitaminler açısından zengin olan taze sebze ve meyveleri her öğünde düzenli olarak tüketmeye çalışın.
Azar azar ve sık aralıklarla beslenin. Uzun süre aç kalmayın.
-Yemeklerde sıvı yağları tercih edin. Gün içinde zeytinyağı da tüketmeye özen gösterin.
-Fasulye, nohut, mercimek gibi kuru baklagillerin yanında, C vitamini açısından zengin bol limonlu salata, taze soğan veya meyve tüketin.
-Yemeklerde mutlaka iyotlu tuz kullanın. Böylelikle bebeğinizi guatr hastalığı ve zeka geriliğinden korumuş olursunuz.
-İyotlu tuzu koyu renkli cam kavanozda saklayın. Bu tuzu ışıktan, güneşten ve nemli ortamlardan koruyun. Böylelikle iyodun kayba uğramasını engellemiş olursunuz.
-Gebelikte sıvı gereksinimi artar. Bunu karşılamak için daha fazla su veya süt, ayran, taze sıkılmış meyve suları içerek sıvı alımınızı artırın. Her gün en az 10 bardak su için.
-Gebelikte anemi (kansızlık) daha sık görülür. Anemiden korunmak için, yumurta, kırmızı et, kuru baklagiller, pekmez ve taze meyve-sebze gibi yiyecekleri daha fazla tüketmeye özen gösterin.
-Çay ve kahve tüketimini en aza indirin. Yemeklerden bir saat öncesi ve bir saat sonrasına kadar çay veya kahve içmeyin. Açık çay tercih edin.
-Tarım ürünlerindeki zararlı olabilecek kalıntıları uzaklaştırmak için, besinleri özellikle sebze ve meyveleri tüketmeden önce çok iyi yıkayın. Bu besinleri en iyi yıkama şekli, yiyecekleri su dolu bir kapta 5-10 dakika bekletmek, bu işlemi birkaç kez tekrarlamak ve sonra çeşme altında bol suda yıkamaktır.
-Sigara ve alkol kesinlikle kullanmayın. Sigara içilen ortamlardan uzak durun.
-Sebze ve kuru baklagillerin haşlama sularının dökülmesi, vitamin ve mineral kayıplarına neden olacağı için haşlama ve pişirme sularını dökmeyin.
Satın alırken taze besinleri tercih edin.
-Aldığınız besinlerin son kullanma tarihi ve içeriğine dikkat edin.
-İçeriği bilinmeyen besinleri gebeliğiniz süresince tüketmeyin.
Hamilelikte D vitamini yetersizliğinin anne karnındaki bebeklerin beyin ve kemik gelişimini olumsuz etkiler, doğumsal katarakt hastalığı ve enfeksiyon risklerini de beraberinde getirir bu sebeple bütün hamile kadınların günde 10-15 dakika süreyle ve öğle saatleri dışında güneşe çıkmaları faydalı olacaktır
Burun Estetiği (Ameliyat) Sonrası Dikkat Edilecek Hususlar
Yazar berkmr | 05.08.2007 | Kategori Burun Estetiği
Burun üzerindeki alçı 7-10 gün arasında kalacaktır. Islanmaması gerekmektedir. Terleme ile bu alçının gevşeyeceğini düşünerek aşın sıcak yerlerde bulunmamanız gerekmektedir.
Dişlerinizi ilk 10 gün çok dikkatli fırçalamanız gerekmektedir. Özellikle ön dişlerinizi fırçalarken dikkat etmeniz gerekecektir. Fırçanızın yumuşak olması önemlidir.
Estetik Ameliyat sonrası aşırı fiziksel aktiviteden uzak durun.
Burnunuzdaki sargılar kalkıncaya kadar banyo yapılmaması ve buharlı ortamda bulunulmaması gerekir..
Bir hafta boyunca aşırı yüz hareketleri ve gülmekten kaçınınız.
Estetik Ameliyatı takip eden 20 gün boyunca boğazlı kazak veya dar boyunlu giysiler giyilmemesi.
Yüzünüze ve burnunuza 3 hafta süreyle sert bir şekilde dokunmayınız.
Burun Estetik Operasyonu takip eden 6 hafta boyunca aşırı güneş ışığından uzak durunuz. Aşırı sıcak burnunuzda şişmeye neden olacaktır.
Burun ameliyatlarından sonra göz altlarında ve yüzde şişme olabilmektedir. Eski ameliyat tekniklerine göre bu duruma çok daha az oranda rastlanmaktadır. Bu şişlikler 1-2 hafta içinde geçecektir.
Doktorunuzun verdiği ilaçlar dışında ilaç almayın.
Burun Estetik Ameliyatı sonrası 5 gün kontak lens takılmaması gerekir.
16 hafta boyunca her türlü gözlük kullanılmaması daha sonraki dönemde hafif bir çerçeve kullanılması.
Burnunuz açıldıktan sonra burun cildini sıvı sabun veya özel losyonlarla temizleyiniz. Bantlarınız alındıktan sonra makyaj yapabilirsiniz.
Gripten Koruyan Diyet
Yazar berkmr | 05.08.2007 | Kategori Gripten Koruyan Diyet
Kış aylarının kâbusu gripten A ve C vitaminli diyetle korunmak mümkün
Dondurucu soğuklarda kış hastalıklarına, özellikle gribe yakalanma riski daha da artıyor. Enfeksiyon hastalıklarından korunmanın en önemli yolunun vücut direncini artırmaktan geçmektedir, “Vücut direncini artırmak için yeterli ve dengeli beslenmek şart” Kışın özellikle A ve C vitamini ihtiyacımızın daha da arttıyor.
Tahta kaşık kullanın
C vitamininin hazırlama ve pişirme aşamalarında çok kolay yok olmaktadır bu sebeple, bu kaybı minimuma indirmek için şunlara dikkat edilmelidir: “Sebze ve meyvelerin taze ve sulu olmasına dikkat edin. Yemekleri pişirirken tahta kaşık kullanın. Salataları yemek piştikten sonra hazırlayın ve hemen servis yapın. Limonu tüketileceği zaman kesip hemen kullanın. Sebzeleri geniş bir kapta yıkayın. Patatesi kabuklarıyla haşlayın.”
1. gün
Kahvaltı: 1 bardak havuç suyu, 1 kibrit kutusu peynir, 1,5 dilim ekmek, domates, yeşil biber
Saat 10.00: 3 mandalina
Öğle: 140 gram dana rosto, 3 kaşık püre, 4 kaşık bezelye, havuç, 1 dilim kepek ekmeği, Salata
Saat 16.00: 3 kestane
Akşam: Yağsız domates çorbası, 5 ızgara köfte, 4 kaşık zeytinyağlı pırasa, 1 dilim ekmek, salata
Gece: 1 elma
2. gün
Kahvaltı: Ballı süt, 1,5 dilim kepek ekmeği, domates ve salata
Saat 10.00: Limonlu şekersiz çay, 3 - 4 diyet bisküvi
Öğle: Mantar çorbası, kıymalı ve pirinçli semizotu, bir kase cacık, salata
Saat 16.00: Şekersiz kuru kayısı kompostosu, 2 diyet galeta
Akşam: Mercimek çorbası, 2 yumurtalı menemen, 1 dilim kepek ekmeği, salata
Gece: Şekersiz kuşburnu çayı, 3 - 4 adet kepekli bisküvi, Light peynir
3. gün
Kahvaltı: Limonlu şekersiz ıhlamur, 2 ızgara sosis, 1 dilim, kepek ekmeği, domates, salatalık
Saat 10.00: 2 havuç
Öğle: 3 yağsız biber dolması, 3 küçük parça ıspanaklı börek, light yoğurt, salata
Saat 16.00: 1 greyfurt, 1 havuç
Akşam: Ezogelin çorba, 1 tavuk göğsü, 4 yemek kaşığı içli pilav, salata
Gece: 2 armut
KORDON KANI VE KORDON KANI BANKALARI
Yazar berkmr | 05.08.2007 | Kategori Kordan Kanı
Bebek anne karınında kendisi için gerekli besinleri oksijeni kendisini anneye bağlayan kordon vasıtası ile temin eder.Kordonda kalan kana ise kordon kanı denilmektedir. Kordon Kanında kök hücre adı verilen ve kan üretiminde ( ak kan hücresi , kırmız kan hücresi) kullanılabilecek en küçük mikro organlar yer alır.
Son dönemde bebek bekleyen aileler reklamlarla , tanıtımlarla hayat boyu sadece bir şansları olduğu yönünde yönlendirilmektedir.Bunun çocuğa herhangi bir olumsuz etkisi yoktur ama genelde bu kar amacı güden firmalar için yapılmaktadır.
Günümüzde kök hücreler lösemi ve bazı metabolik problemlerin tedavisinden kullanılmaktadır kordon kanı mevcut değil ise kendilerine uygun bir kök hücre kaynağı aramaktadırlar.Kordon kanı saklanmasının böyle bir faydası olmaktadır.
Sağlık bakanlığımızda son dönemde bir uyarı yapmıştır bu konuda ve “Bilimsel gerçeklere dayanmayan ve aileleri adeta baskı altına alan tanıtım faaliyetlerinden insanlarımızın doğru bilgilerle donatılarak korunması önem arz etmektedir” denilmiştir
SAĞLIKLI KONTAKT LENS KULLANIMI
Yazar berkmr | 05.08.2007 | Kategori Kontaks Lens Kullanımı
- Yeni Lens Kullanmaya başlayanların en çok yaşadığı sorun gözde kuruluk hissidir , bunun önüne geçmek için nemlendiri solüsyonlar kullanabilirsiniz.
- Kontakt Lensiniz gözünüzdeyken gözünüzü ovmayınız - kaşımayınız
- Kontakt lens kullanımın da en çok dikkat etmeniz gereken temizliktir , gözünüzle birebir temasta bulunan bir yabancı cisim olduğu için bu konuda özen göstermelisiniz.Kontakt lensinize dokunmanız gerektiğinde mutlaka ellerinizi yıkayınız.
- Eğer gözünüzde fazla miktarda kızarıklık ve kaşıntı olursa doktorunuza danışınız.
- Yanınızda solüsyon olmadığı durumlarda başka nemlendiriciler kullanmayınız (bilhassa tükürük vb)
- Üreticisi belli olmayan kalitesinde emin olmadığınız kontakt lensleri almamaya özen gösteriniz.
- Denize veya Havuza girerken lens kullanmayınız.
Sağlıklı ve Mutlu Görüşler
Kategoriler
- Ağız Kokusunun Önlenmesi (1)
- Akne için Ev Tedavileri (1)
- Basur için Ev Tedavileri (1)
- Bitkiler (22)
- Böbrek Taşının Belirtileri (1)
- Botoks (1)
- Burun Estetiği (1)
- Çiçeklerin Dili (1)
- Diş Bakımı Diş Sağlığı (1)
- Epilasyon Yöntemleri (1)
- Gripten Koruyan Diyet (1)
- Hamilelikte Beslenme (1)
- Kas Kasılmalarına ve Kramplar (1)
- Kontaks Lens Kullanımı (1)
- Kordan Kanı (1)
- Lazer İle Göz Ameliyatı(Lasik) (1)
- Pilates (1)
- Prostat Kanserinin Belirtileri (1)
- Saç Dökülmesi Ve Saç Ekimi (1)
- Solaryum (1)
Arşivler
Takvim
| M | T | W | T | F | S | S |
|---|---|---|---|---|---|---|
| « Aug | ||||||
| 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 |
| 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 |
| 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 |
| 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | 28 |
| 29 | 30 | 31 | ||||