A  B  C  D  E  F  G  H  I  K  L  M  N  O  P   R  S  T  U  V  Y  Z

Diş Bakımı Diş Sağlığı ve Diş Çürüğünden korunma

Yazar admin | 05.08.2007 | Kategori Diş Bakımı Diş Sağlığı

Sabah kahvaltısından sonra ve akşam yatmadan önce dişlerin fırçalanması

ve hergün diş  ipliğinin düzenli kullanılması en etkili yoldur. Yiyecek artıkları

en çok dişlerin çiğneme yüzeylerindeki girintilerde ve dişlerin birbirine

değdiği ara yüzeylerde biriktiği için, diş fırçaları küçük başlı seçilmelidir.

Dişlerin iç yüzeyleri, dış yüzeyleri, çiğneyici yüzeyleri ve dilin üstü

fırçalanmalı ve ara yüzlerde diş ipliği kullanılmalıdır. Fırçalar, orta derecede

sert ya da yumuşak kıllı olmalı ve belirli aralıklarda değiştirilmelidirler. Fırça

kıllarının aşınmamış olması ve bakteri taşımayacak bir şekilde muhafaza

edilmesi gerekmektedir. Asla başkasının diş fırçası kullanılmamalıdır. Diş

fırçalama sırasında florürlü bir diş macunu kullanılarak, florürün diş

çürüğünü önlemedeki rolünden yararlanılmalıdır. Florürlü macunlara

yardımcı olarak aynı zamanda ağız kokusunu gidererek ferahlık ve temizlik

hissi veren florürlü gargaralar da kullanılabilir.

Şekerli yiyecekleri ana öğünlerde tüketmeye çalışmak ve yemek aralarında

birşey yememeye gayret etmek de diğer bir önlemdir.

Dişhekimine muntazam aralıklarla başvurmak bir çürüğü önlemek ya da

erken yakalamada en iyi yoldur. Ayrıca sıcak ve soğuğa duyarlı dişler ya da

ağrılı dişlerde veya tebeşirimsi renkte olan başlangıç çürükleri, kahverengi

renklemeler ve oyuklar gibi durumlarda vakit geçirilmeden hekime

başvurulması tedavinin şeklini değiştirecek ve zorluğunu azaltacaktır. 

 

Çiçeklerin Dili

Yazar admin | 05.08.2007 | Kategori Çiçeklerin Dili

Çiçekler ve İfade ettikleri Anlamlar :

Beyaz Gül Masumiyet  Ağlayan Gelin İsyan 
Kırmızı Gül Aşk - Seni Seviyorum Nilüfer Gelecek yenileme
Pembe Gül Gönlüm Sende Beyaz Lale Saflık Temizlik 
Sarı Gül Sıcak Sevgi  Kırmızı Lale Seni Seviyorum 
Beyaz Karanfil Temizlik, Saflık  Pembe Lale Anlayış 
Kırmızı Karanfil Sevgi  Sarı Lale Gerginlik
Pembe Karanfil İçtenlik - Unutmamak Menekse Alçak Gönüllü 
Sarı Karanfil Hüzün - Hayal Kırıklığı Kamelya Magrur - Kusursuz
Anemon Gençlik Lilyum Güven 
Beyaz Glayör Dostluk Frezya Suçsuzluk 
Kırmızı Glayör İstek  Beyaz Krizantem Sadakat 
Pembe Glayör Zerafet Kırmızı Krizantem Sessiz İstek 
Sarı Glayör Kıskançlık Mor Krizantem Burukluk 
Mor Glayör İnanç  Mersedes Gülü Melankoli 
Orkide Mağrur, Gururlu , Güzel Altın Kadeh Umut 
Sterliçya Sıcak Sevgi  Fulya Unutma 

Renklere Göre Çiçeklerin Dili:

Pembe Renk Şefkat Altın Sarısı Sevinç, Bolluk , Zenginlik
Beyaz Renk Saflık Temizlik  Kırmızı Renk Aşk 
Mavi Renk Yumuşak Huylu  Kahverengi Geçmiş 
Yeşil Renk Ümit ve Istikbal Siyah Renk Üzüntü - Güven
Mor Renk Dul  Gri Melankoli 

Hamilelikte Beslenme

Yazar admin | 05.08.2007 | Kategori Hamilelikte Beslenme

Dünyada her yıl doğan altı bebekten birinin 2 bin 500 gramın altında ve düşük doğum ağırlığıyla doğduğu ifade edilerek, bu oranın Türkiye’de yüzde 10-12 arası olduğu belirtildi. Düşük doğum ağırlığının en önemli nedenlerinden birinin hamilelikte görülen beslenme bozukluklarıdır ”Gebelik öncesi ve gebelik döneminde yetersiz ve dengesiz beslenme’, anne açısından doğum risklerini beraberinde getirirken, gebelik zehirlenmesi ve anne ölümlerine yol açar. Bebeklerde ise fiziksel ve zihinsel gelişim geriliğine, hastalıklara yakalanma riskinde önemli oranda artışa ve ölü doğuma zemin hazırlar”

-Normal zamanda yediklerinize ek olarak, her gün en az 2 su bardağı kadar süt veya yoğurt tüketin. Bu besinlerin yerine 2-3 kibrit kutusu kadar peynir veya 1-2 kaşık çökelek de tüketmeniz yararlı olacaktır.

-Çiğ süt ve bundan yapılan peynirler zararlı mikropları içerdiğinden pastörize süt ve bu sütlerden yapılan peynirleri tercih edin.

-Normal zamanda yediklerinize ek olarak, bir adet yumurta veya yumurta kadar et, tavuk, balık, bu besinler tüketilemiyorsa kuru baklagil yemekleri, mercimekli veya nohutlu çorbaların tüketilmesine özen gösterin.

-Vitaminler açısından zengin olan taze sebze ve meyveleri her öğünde düzenli olarak tüketmeye çalışın.
Azar azar ve sık aralıklarla beslenin. Uzun süre aç kalmayın.

-Yemeklerde sıvı yağları tercih edin. Gün içinde zeytinyağı da tüketmeye özen gösterin.

-Fasulye, nohut, mercimek gibi kuru baklagillerin yanında, C vitamini açısından zengin bol limonlu salata, taze soğan veya meyve tüketin.

-Yemeklerde mutlaka iyotlu tuz kullanın. Böylelikle bebeğinizi guatr hastalığı ve zeka geriliğinden korumuş olursunuz.

-İyotlu tuzu koyu renkli cam kavanozda saklayın. Bu tuzu ışıktan, güneşten ve nemli ortamlardan koruyun. Böylelikle iyodun kayba uğramasını engellemiş olursunuz.

-Gebelikte sıvı gereksinimi artar. Bunu karşılamak için daha fazla su veya süt, ayran, taze sıkılmış meyve suları içerek sıvı alımınızı artırın. Her gün en az 10 bardak su için.

-Gebelikte anemi (kansızlık) daha sık görülür. Anemiden korunmak için, yumurta, kırmızı et, kuru baklagiller, pekmez ve taze meyve-sebze gibi yiyecekleri daha fazla tüketmeye özen gösterin.

-Çay ve kahve tüketimini en aza indirin. Yemeklerden bir saat öncesi ve bir saat sonrasına kadar çay veya kahve içmeyin. Açık çay tercih edin.

-Tarım ürünlerindeki zararlı olabilecek kalıntıları uzaklaştırmak için, besinleri özellikle sebze ve meyveleri tüketmeden önce çok iyi yıkayın. Bu besinleri en iyi yıkama şekli, yiyecekleri su dolu bir kapta 5-10 dakika bekletmek, bu işlemi birkaç kez tekrarlamak ve sonra çeşme altında bol suda yıkamaktır.

-Sigara ve alkol kesinlikle kullanmayın. Sigara içilen ortamlardan uzak durun.

-Sebze ve kuru baklagillerin haşlama sularının dökülmesi, vitamin ve mineral kayıplarına neden olacağı için haşlama ve pişirme sularını dökmeyin.
Satın alırken taze besinleri tercih edin.

-Aldığınız besinlerin son kullanma tarihi ve içeriğine dikkat edin.

-İçeriği bilinmeyen besinleri gebeliğiniz süresince tüketmeyin.

Hamilelikte D vitamini yetersizliğinin anne karnındaki bebeklerin beyin ve kemik gelişimini olumsuz etkiler, doğumsal katarakt hastalığı ve enfeksiyon risklerini de beraberinde getirir bu sebeple  bütün hamile kadınların günde 10-15 dakika süreyle ve öğle saatleri dışında güneşe çıkmaları faydalı olacaktır